
Yapılandırmayı düşünen bir şirketin ilk öğrenmesi gereken şey, hangi borçların masada olduğudur. Çünkü FYY kapsamı, sürecin şirketi gerçekten rahatlatıp rahatlatmayacağını doğrudan belirler.
Bu yazıda kapsam içindeki ve dışındaki kalemleri tek tek ele alıyor, bu ayrımın pratikte ne anlama geldiğini anlatıyoruz.
Kapsam içi: finansal kuruluş borçları
FYY kapsamı, Türkiye'deki bankalar ile finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerine olan kredi borçlarıyla tanımlanır. Tek şart, ilgili kuruluşun çerçeve anlaşmasına taraf olmasıdır.
Banka kredileri
İşletme kredileri, spot krediler, taksitli ticari krediler, yatırım kredileri ve rotatif kullanımlar. Bunlar kapsamın merkezindedir ve genellikle tek bir yeni ödeme planı altında birleştirilir.
Finansal kiralama (leasing)
Leasing sözleşmeleri kapsama dahildir. Yapılandırmada sözleşmenin yeniden vadelendirilmesi, kira tutarlarının düşürülmesi ya da ödemesiz dönem tanınması gündeme gelir. Kiralanan varlığın mülkiyeti kiralayanda olduğu için teminat tartışması burada farklı işler.
Faktoring
Faktoring şirketlerine olan borçlar da kapsamdadır. Özellikle geri dönen alacaklardan doğan borçlar, şirket açısından beklenmedik bir yük oluşturduğu için yapılandırmada ayrı bir başlık olarak ele alınır.
Finansman şirketleri
Tüketici finansmanı dışında kalan, ticari nitelikli finansman şirketi kredileri de çerçeveye dahildir.

Kapsam dışı: neyi çözmez?
Bu kısım, kapsam içi kalemler kadar önemlidir ve çoğu şirket bunu geç fark eder.
- Tedarikçi ve ticari borçlar
- Çek ve senet yükümlülükleri
- Vergi, SGK ve diğer kamu alacakları
- Ortaklara ve ilişkili taraflara olan borçlar
- Personel alacakları
- Kira ve hizmet sözleşmelerinden doğan borçlar
Bunların hiçbiri FYY masasında konuşulmaz. Bu kalemler ayrı ayrı, kendi muhataplarıyla ve farklı yöntemlerle ele alınmak zorundadır.
Kapsam neden bu kadar dar tutulmuş?
Çerçevenin yalnızca finansal kuruluşları kapsaması bir eksiklik değil, tasarım tercihidir. Bu kuruluşlar aynı düzenleyici çatı altında faaliyet gösterir, benzer risk yönetimi ilkelerine tabidir ve ortak bir müzakere dili konuşur.
Tedarikçileri, çek hamillerini ve kamu alacaklılarını aynı masaya oturtmak, ortak karar mekanizması kurulamayacağı için pratikte mümkün olmaz. Bu nedenle geniş kapsam gerektiren durumlar için farklı hukuki yollar öngörülmüştür.
Nakdi ve gayrinakdi ayrımı
Nakdi krediler
Doğrudan nakit kullanımı yaratan krediler. Yapılandırmanın asıl konusu bunlardır; vade, faiz ve taksit yapısı bu kalemler üzerinden yeniden kurgulanır.
Gayrinakdi riskler
Teminat mektupları, akreditifler ve kefaletler. Bunlar bugün nakit çıkışı yaratmaz ancak riske dönüşme ihtimalleri vardır. Yapılandırmada genellikle limit yapısı içinde değerlendirilir; mevcut mektupların vadesi ve yenilenip yenilenmeyeceği ayrı bir müzakere başlığıdır.
Uygulamada sık görülen sorun, gayrinakdi limitlerin yapılandırma sürecinde daraltılması ve şirketin ihale ya da ithalat işlemlerinde tıkanmasıdır. Bu risk baştan gündeme getirilmelidir.
Teminatlı ve teminatsız alacaklar
FYY kapsamı içindeki borçlar da kendi aralarında ayrışır. Teminatlı alacaklar — ipotek, rehin ya da alacak temliki ile güvenceye alınmış olanlar — geri ödeme sıralamasında farklı konumdadır.
Bu ayrım ödeme planının nasıl kurgulanacağını doğrudan etkiler. Teminatlı alacaklı mevcut önceliğini korumak ister; teminatsız alacaklı ise daha eşit bir paylaşım talep eder. Denge kurulmadan hazırlanan plan, teknik olarak doğru olsa bile nisap toplayamaz.
Aynı kuruluşa farklı ürünlerden borç
Bir şirket aynı bankaya hem işletme kredisi, hem leasing, hem de teminat mektubu üzerinden borçlu olabilir. Bu durumda o kuruluşun toplam alacağı tek bir pozisyon olarak değerlendirilir ve nisap hesabında bu toplam esas alınır.
Pratikte bu, bir kuruluşun beklenenden ağırlıklı bir konumda olabileceği anlamına gelir. Alacaklı haritası çıkarılırken ürün bazında değil kuruluş bazında toplama bakılmalıdır; müzakere stratejisi buna göre kurulur.
Grup şirketleri ve çapraz kefaletler
Holding yapılarında borçlar çoğu zaman birden fazla şirkete dağılmıştır ve şirketler birbirine kefildir. Bu durumda hangi tüzel kişiliğin başvuru yapacağı ve kapsamın nasıl çizileceği ayrı bir tasarım sorusudur.
Çapraz kefaletler nedeniyle bir şirketin yapılandırması diğerini de etkileyebilir. Grup içi borç ve kefalet ilişkilerinin haritası çıkarılmadan yapılan başvuru, süreç içinde beklenmedik sürprizler üretir.
Kritik hesap: finansal borcun payı
FYY kapsamını öğrendikten sonra yapılması gereken tek bir hesap vardır: toplam borcunuzun yüzde kaçı bu çerçevenin içinde?
Finansal borcun payı yüksekse yapılandırma şirketi gerçekten rahatlatır. Payı düşükse, en iyi yapılandırma bile geçici bir nefes sağlar; piyasa borcu aynı hızla baskı yapmaya devam eder.
Bu hesabı yapmadan başvuru kararı vermek, en sık gördüğümüz hatadır. Borç kompozisyonunun net biçimde çıkarılması için mali durum tespiti çalışması yapılmalıdır.
Kapsam dışı borçlar için ne yapılır?
Tedarikçi borçları
İkili müzakerelerle ele alınır. Uygulamada işe yarayan yaklaşım, kritik tedarikçilerle uzun vadeli ilişkiyi vurgulayan bir ödeme takvimi üzerinde anlaşmaktır. FYY süreci devam ederken tedarikçiye “bankalarla anlaşıyoruz” demek, çoğu zaman güven yerine endişe üretir; bu iletişim dikkatli yönetilmelidir.
Çek ve senetler
En kritik kalemdir çünkü karşılıksız çek, kredi ilişkisinde yapılandırmadan çok daha ağır bir kayıt bırakır. Yeni ödeme planı kurgulanırken çek takvimi mutlaka aynı tabloya konmalı ve banka taksitleriyle çakışmamalıdır.
Kamu borçları
Vergi ve SGK borçları için zaman zaman ayrı yapılandırma imkânları gündeme gelir. Bunlar FYY'den bağımsız işler ve kendi mevzuatına tabidir; takvimleri örtüşürse şirketin toplam nakit yükü ciddi biçimde artabilir.
Kapsam dışı borç ağırsa ne yapılır?
Bu durumda üç yol vardır ve hepsi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
- 01Piyasa borcunu ikili müzakerelerle vadeye yaymak ve FYY ile elde edilen nakit rahatlamasını buraya aktarmak
- 02Varlık satışıyla piyasa borcunu doğrudan azaltmak ve finansal borcu yapılandırmaya bırakmak
- 03Tüm borç yelpazesini kapsayan hukuki bir korumayı değerlendirmek
Üçüncü seçenek farklı bir hukuki zemine dayanır ve mutlaka hukuk müşaviriyle birlikte değerlendirilmelidir. Karar verirken belirleyici olan yine aynı hesaptır: borcun kompozisyonu.
Kapsam tespiti nasıl yapılır?
Uygulamada işleyen yöntem, tüm borcun tek bir tabloda ve üç sütunda gösterilmesidir: kalem, muhatap, kapsam durumu. Her satırın karşısına o borcun FYY içinde mi dışında mı olduğu yazılır.
Bu tablo çıkarıldığında iki şey netleşir: masada konuşulacak tutarın gerçek büyüklüğü ve kapsam dışı kalan yükün ayrı bir plan gerektirip gerektirmediği. Çoğu şirkette bu tablo ilk kez bu hazırlıkta oluşur ve karar bu tablodan sonra netleşir.
Kapsam, hangi çözümü mümkün kılar?
FYY kapsamı yalnızca hangi borçların konuşulacağını değil, hangi araçların kullanılabileceğini de belirler. Çerçeve içinde vade uzatımı, ödemesiz dönem, taksit profili değişikliği, faiz indirimi, ilave kredi ve alacağın sermayeye çevrilmesi mümkündür.
Bu araçların her biri farklı bir onay eşiğine tabidir. Takvimi değiştiren araçlar alacak tutarının üçte ikisi ve en az iki kuruluşun kabulüyle geçerken, anaparadan vazgeçme gibi kalemler alacaklıların tamamının onayını gerektirir.
Kapsam ve teminat ilişkisi
FYY kapsamındaki bir borcun teminatlı olup olmaması, o borcun yapılandırmada nasıl ele alınacağını belirler. Teminatlı alacaklı, kötü senaryoda karşılığını görebildiği için vade uzatımına daha kolay ikna olur.
Teminatsız alacaklı ise riskini dengelemek için ya ek teminat ister ya da daha kısa vade talep eder. Bu nedenle serbest kalan varlıkların hangi alacaklıya, hangi karşılıkla teminat olarak verileceği bilinçli bir tercihtir; karşılıksız verilen teminat sonraki turlarda elinizde koz bırakmaz.
Sanayi ve doğal kaynak varlıklarında teminat değerinin doğru tespiti ayrı bir uzmanlık ister; ruhsat süresi, kapasite ve lojistik konum değeri doğrudan etkiler. Bağımsız bir değerleme danışmanlığı çalışması bu tartışmayı rakamsal zemine taşır.
Özetle
FYY kapsamı nettir: bankalar, leasing, faktoring ve finansman şirketlerine olan kredi borçları içeride; tedarikçi, çek-senet, vergi ve SGK dışarıda. Bu sınır, sürecin şirkete ne kadar fayda sağlayacağını baştan belirler.
Doğru soru “FYY’ye başvurmalı mıyım” değil, “borcumun ne kadarı FYY ile çözülür, kalanı için planım ne” olmalıdır. İki tarafı birlikte kurgulamayan bir çözüm kalıcı olmaz; operasyonel ve finansal yeniden yapılandırma çalışmalarımızda bu bütünlüğü esas alıyoruz.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki ya da finansal tavsiye yerine geçmez.
Sık sorulan sorular
- Leasing borcum FYY'ye dahil mi?
- Evet. Finansal kiralama şirketleri çerçeve anlaşmasına taraf olduğu sürece leasing borçları kapsama girer.
- Faktoring borçları da kapsanır mı?
- Evet. Faktoring şirketleri de çerçeveye dahildir; geri dönen alacaklardan doğan borçlar yapılandırılabilir.
- Tedarikçi borçlarım ne olacak?
- FYY kapsamında değildir. Bunlar ayrı ve genellikle ikili müzakerelerle ele alınır.
- Teminat mektupları kapsama girer mi?
- Gayrinakdi riskler farklı ele alınır. Doğrudan nakit çıkışı yaratmazlar ancak riske dönüşme ihtimalleri nedeniyle limit yapısı içinde değerlendirilir.
- Vergi ve SGK borçları dahil mi?
- Hayır. Kamu alacakları farklı mevzuata tabidir ve FYY çerçevesinin dışındadır.