Ana sayfa/İçgörüler/Finansal Yeniden Yapılandırma ile Konkordato Arasındaki Farklar Nelerdir?
Karar Rehberi

Finansal Yeniden Yapılandırma ile Konkordato Arasındaki Farklar Nelerdir?

Finansal yeniden yapılandırma ile konkordato arasındaki farklar: dayanak, karar mercii, kapsanan borçlar, gizlilik ve süreç. Hangisi hangi durumda konuşulur?

Yayın: 8 Ağustos 2026/6 dk okuma
Boş modern lobide iki yöne ayrılan yol — konkordato ve finansal yeniden yapılandırma arasındaki seçim

Nakit sıkışıklığı yaşayan bir şirket sahibinin en sık duyduğu kelime konkordatodur. Oysa Türkiye'de bankalara ve finans kuruluşlarına olan borçlar için tasarlanmış ayrı bir çerçeve daha vardır: finansal yeniden yapılandırma. Bu iki yol farklı hukuki zeminlere dayanır, farklı mercilerde karara bağlanır ve farklı borçları kapsar.

Bu yazıda ikisi arasındaki farkları, hangisinin hangi durumda konuşulduğunu ve karar öncesinde mutlaka yapılması gereken analizi ele alıyoruz.

Temel fark tek cümlede

Konkordato bir mahkeme korumasıdır; finansal yeniden yapılandırma ise alacaklı kuruluşlarla yürütülen sözleşmesel bir çerçevedir. Birinde kararı yargı verir, diğerinde alacaklılar nisapla karar alır.

Bu ayrım pratikte her şeyi belirler: kimin masaya oturduğunu, hangi borçların konuşulduğunu, sürecin ne kadar görünür olduğunu ve şirketin hangi korumalardan yararlandığını.

Dayanak ve karar mercii

Konkordato

Konkordato, İcra ve İflas Kanunu'na dayanan bir hukuki süreçtir. Şirket mahkemeye başvurur; süreç mahkemenin vereceği kararlar, atanan komiser ve alacaklılar toplantısı üzerinden yürür. Sonuçta mahkemenin tasdiki aranır.

Finansal yeniden yapılandırma

FYY, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 32'nci maddesine ve buna bağlı çerçeve anlaşmalarına dayanır. Başvuru mahkemeye değil, çerçeve anlaşmasını imzalamış en yüksek üç alacaklı kuruluştan birine yapılır. Kararlar alacak tutarına dayalı nisaplarla alınır; sözleşmenin imzalanması alacak tutarının üçte ikisi ve en az iki kuruluşun onayını gerektirir.

Yüksek pencereli taş koridor — konkordatonun mahkeme temelli süreci
Konkordato yargı sürecine, FYY ise alacaklılarla sözleşmesel çerçeveye dayanır.

Hangi borçlar kapsama girer?

Karar verirken en belirleyici teknik fark budur ve çoğu şirket bu noktayı atlar.

Konkordato kural olarak daha geniş bir borç yelpazesini kapsayabilir; tedarikçi borçları, çek ve senetler de sürecin içinde değerlendirilebilir. FYY ise yalnızca bankalar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerine olan kredi borçlarını kapsar. Vergi ve SGK borçları her iki çerçevede de farklı mevzuata tabidir.

Sonuç şu: borcunuzun ağırlığı bankalardaysa FYY doğrudan hedefe nişan alır. Borcunuz büyük ölçüde piyasadaysa, yalnızca finansal borcu düzenleyen bir çözüm şirketi rahatlatmaz.

Gizlilik ve görünürlük

Konkordato bir mahkeme sürecidir; ilan ve kayıt yükümlülükleri nedeniyle kamuya açıklık taşır. Tedarikçilerin, müşterilerin ve rakiplerin süreçten haberdar olması olasıdır.

FYY ise taraflar arasında yürüyen bir müzakeredir. Görünürlüğü belirgin biçimde sınırlıdır. Ticari ilişkilerin kırılgan olduğu sektörlerde bu fark, tek başına tercih sebebi olabilir.

Hangi durumda konkordato konuşulur?

  • Borcun ağırlığı finansal kuruluşlarda değil, tedarikçi ve piyasa borcundaysa
  • Çok sayıda ve dağınık alacaklı varsa, ortak bir müzakere zemini kurmak mümkün değilse
  • Acil ve kapsamlı bir hukuki korumaya ihtiyaç duyuluyorsa
  • Alacaklılarla doğrudan müzakere denenmiş ve sonuç alınamamışsa

Hangi durumda FYY daha uygun?

  • Borcun büyük kısmı bankalar, leasing ve faktoring şirketlerindeyse
  • Şirketin faaliyeti ayaktaysa, üretim ve tahsilat sürüyorsa
  • Mahkeme sürecinin görünürlüğünden kaçınılmak isteniyorsa
  • İlave kredi ihtiyacı varsa — çerçeve bu imkânı tanır
  • Alacaklı sayısı yönetilebilir ve nisapları taşıyacak bir çekirdek grup varsa

İkisinden önce yapılması gereken: durum tespiti

Her iki yolda da ilk adım aynıdır ve atlanamaz: borcun kompozisyonunu, nakit akışı kapasitesini ve alacaklı haritasını ortaya koymak. Bu tablo çıkarılmadan hangi yolun uygun olduğuna karar verilemez.

Uygulamada bu iş bağımsız işletme incelemesi ile yapılır: şirketin mali durumu, operasyonel performansı ve ileriye dönük yaşayabilirliği tarafsız biçimde ortaya konur. Aynı çalışma, hangi yol seçilirse seçilsin dosyanın temelini oluşturur.

İkinci adım borç envanteridir: hangi kuruluşa ne kadar, hangi teminatla, hangi vadede borçlu olduğunuz tek tabloda görünmelidir. Çoğu şirkette bu tablo ilk kez bu hazırlıkta çıkar ve ilk sürprizler burada ortaya çıkar.

Süreçte kimler var?

Konkordatoda taraflar

Mahkeme, atanan komiser, alacaklılar ve şirket. Komiser sürecin gözetiminden sorumludur ve şirketin işlemlerini izler. Alacaklılar toplantısı, teklifin değerlendirildiği ortak zemindir. Şirketin yönetim yetkisi süreç boyunca belirli sınırlamalara tabi olabilir.

FYY'de taraflar

Alacaklı kuruluşlar konsorsiyumu, seçilen lider kuruluş ve şirket. Mahkeme devrede değildir. Kararlar alacak tutarına dayalı nisaplarla alınır; lider kuruluş koordinasyonu üstlenir ve süreç boyunca iletişimin merkezinde durur. Şirketin yönetimi kendi elinde kalır, bu da operasyonel esneklik açısından önemli bir farktır.

Şirketin yönetim yetkisi ne olur?

Uygulamada en çok merak edilen konulardan biri budur. FYY sözleşmesel bir çerçeve olduğu için şirketin yönetimi ortaklarda ve mevcut yönetim kadrosunda kalır; alacaklılar raporlama ve belirli işlemlerde onay talep edebilir ancak yönetim devri söz konusu değildir.

Konkordatoda ise mahkemenin atadığı komiser sürecin gözetimini üstlenir ve şirketin belirli işlemleri komiserin iznine bağlanabilir. Bu, günlük operasyonun yürütülmesinde ek bir katman anlamına gelir. Faaliyeti yoğun ve hızlı karar gerektiren şirketlerde bu fark ciddi biçimde hissedilir.

Maliyet ve hazırlık yükü

Her iki süreç de ciddi bir hazırlık gerektirir ve bu hazırlık maliyetlidir. Konkordatoda hukuki temsil, komiser ve mahkeme süreçlerine bağlı maliyetler; FYY'de ise fizibilite hazırlığı, bağımsız inceleme ve müzakere sürecinin yönetimi öne çıkar.

Ancak asıl maliyet kalemi bunların hiçbiri değildir: yanlış yolu seçmenin maliyetidir. Borcu ağırlıklı olarak bankalarda olan bir şirketin gereksiz yere kamuya açık bir sürece girmesi ya da piyasa borcu ağır bir şirketin yalnızca finansal borcu düzenleyip aynı noktaya geri dönmesi, harcanan tüm emeği boşa çıkarır.

Bu nedenle karar aşamasında yapılan analiz, sürecin kendisinden daha belirleyicidir. Doğru teşhis, hangi yolun seçileceğini ve o yolda hangi taleplerin öne konacağını birlikte belirler.

Sonrasında ne olur?

İki süreçte de imza ya da tasdik son nokta değildir. Asıl sınav, kabul edilen planın işletilmesidir. Ödeme takvimine uyum, taahhüt edilen operasyonel iyileştirmelerin gerçekleştirilmesi ve düzenli raporlama, sürecin kalıcı sonuç verip vermeyeceğini belirler.

Uygulama döneminde sapma olursa bunu alacaklı fark etmeden şirketin açıklaması, ileride yeniden masaya oturma ihtimali için en değerli sermayedir. Bu disiplin, yapılandırmanın bir kez yaşanıp geçilen bir olay mı yoksa tekrarlanan bir döngü mü olacağını belirler.

Karar verirken sorulacak dört soru

  1. 01Toplam borcumun yüzde kaçı bankalar ve finans kuruluşlarında?
  2. 02Faaliyetim ayakta mı; ürün satıyor, marj üretiyor, tahsilat yapıyor muyum?
  3. 03Ticari ilişkilerim sürecin görünür olmasına dayanır mı?
  4. 04İlave kaynağa ihtiyacım var mı, yoksa mevcut borcun takvimini düzenlemek yeterli mi?

Bu dört sorunun cevabı çoğu durumda yolu kendiliğinden gösterir. Cevaplar karışıksa, karar bir tercih değil bir analiz konusudur ve aceleye getirilmemelidir.

Sık karşılaşılan üç yanlış inanış

Konkordato iflas demektir

Değildir. Konkordato, borçlarını mevcut koşullarla ödeyemeyen ancak faaliyeti sürdürülebilir görülen şirketlere tanınan bir yeniden yapılanma imkânıdır. İflas, faaliyetin sonlandırılması ve malvarlığının tasfiyesidir. İkisi hukuken ve sonuçları itibarıyla farklıdır.

FYY yalnızca büyük şirketler içindir

Ciro alt sınırı yoktur. Borç büyüklüğüne göre 100 milyon TL ve üzeri ile altı için iki ayrı çerçeve anlaşması uygulanır; küçük ölçekli uygulama standart bir menüyle daha hızlı ilerler. Yani ölçek, kapıyı kapatan değil sürecin biçimini belirleyen bir unsurdur.

Bir kez yapılandıran şirket bir daha kredi bulamaz

Belirleyici olan yapılandırmanın kendisi değil, sonrasındaki performanstır. Taahhüt ettiği ödeme planını işleten ve düzenli raporlama yapan bir şirket, bankalar nezdinde zaman içinde güven tazeler. Aksine, ödeyemez duruma düşüp hiçbir çözüm üretmeyen şirketin dönüşü çok daha zordur.

Ortak nokta: erken hareket etmek

Hangi yol seçilirse seçilsin belirleyici olan zamanlamadır. Ödemeler durmadan, teminat havuzu tükenmeden ve tedarikçi ilişkileri bozulmadan masaya oturan şirket her iki çerçevede de daha iyi koşullar alır.

Beklemek seçenekleri daraltır. Konkordatoda mahkemenin değerlendireceği tablo zayıflar; FYY'de ise ilave kredi ihtimali kapanır ve alacaklıdan istenecek tavizin büyüklüğü artar. Operasyonel ve finansal yeniden yapılandırma çalışmalarımızda ilk sorduğumuz soru bu yüzden hep aynıdır: elimizde ne kadar zaman var?

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Konkordato hukuki bir süreçtir; kararı mutlaka hukuk müşavirinizle birlikte değerlendirmeniz gerekir.

Sık sorulan sorular

Konkordato ile FYY aynı anda yürütülebilir mi?
Bunlar farklı hukuki zeminlere dayanan ayrı süreçlerdir ve birlikte yürütülmesi istisnai bir durumdur. Böyle bir ihtimal gündeme geliyorsa mutlaka hukuk müşavirinizle birlikte değerlendirilmelidir.
Hangisi daha hızlı sonuç verir?
FYY'de takvim çerçeve anlaşmasıyla tanımlıdır ve müzakere alacaklılarla doğrudan yürür. Konkordato mahkeme sürecine bağlı olduğu için takvimi yargı süreçlerine tabidir.
FYY başvurusu reddedilirse konkordato yolu kapanır mı?
Hayır. İkisi ayrı süreçlerdir; birinin sonuçsuz kalması diğerinin önünü kapatmaz. Ancak her ikisinde de erken hareket etmek belirleyicidir.
Konkordatoda tedarikçi borçları da kapsama girer mi?
Konkordato kural olarak daha geniş bir borç yelpazesini kapsar; FYY ise yalnızca bankalar, leasing, faktoring ve finansman şirketlerine olan borçlarla sınırlıdır. Borç kompozisyonunuz bu yüzden belirleyicidir.
Şirket itibarı hangisinde daha çok etkilenir?
Konkordato bir mahkeme sürecidir ve kamuya açıklık taşır. FYY ise taraflar arasında yürür. Görünürlük farkı, itibar etkisinin de temel belirleyicisidir.

Yapılandırma masasına oturmadan önce konuşalım.

Borç yapınızı, alacaklı dağılımınızı ve nakit akışı kapasitenizi birlikte değerlendirelim; doğru zamanı ve doğru dosyayı birlikte belirleyelim.

Görüşme başlatın